Evrim teorisini bugünkü hali ile ortaya atan ve bu aldatmacanın kitlelere yayılmasına önayak olan Charles Darwin'in dedesi Erasmus Darwin, İskoçya'da, Canongate Kilwinning no. 2 locasına bağlı ünlü bir masondur. Charles Darwin de dedesi ile aynı locadandır ve 27 dereceden masondur. Charles Darwin'in kardeşleri de aynı şekilde masondur.6
Darwin'in görüşlerinin yayılmasından sonraki 150 yıl boyunca tüm dünyada Allah inancının zayıflamasının, ateistlerin çoğalmasının, dünyanın büyük bir karışıklık ve dejenerasyon içine girmesinin, dünya savaşlarının çıkmasının, toplumların içinde nefret ve öfkenin yayılmasının, kitle katliamlarının, cinayetlerin çoğalmasının, soykırım, ırkçılık gibi toplumları felakete götüren görüşlerin yaygınlaşmasının nedeni; bu aldatmacanın masonik bir Darwinist diktatörlük idaresi altında dünyanın hemen her kurumuna, okullara ve devlet yönetimlerine yerleşmiş olmasıdır.
Kanlı komünist ve faşist liderler, Darwin'in evrim teorisine olan bağlılıkları ve hayranlıkları ile ünlüdürler. Bu kişiler dünyada fitne, bozgunculuk, zulüm sistemi kurarken, kendilerine evrim teorisini kaynak olarak aldıklarını belirtmekten kesinlikle çekinmemişlerdir. Ayrıca söz konusu kanlı liderlerin tamamı da masondur.
Kitleleri kana bulayan komünizmin kurucusu Karl Marx, Darwin'in kitabı Türlerin Kökeni ile ilgili olarak, "Bizim görüşlerimizin tabii tarih temelini içeren kitap budur işte" diyerek kendisine Darwin'in evrim teorisini temel aldığını açıkça ifade etmiştir.7 Marx, 32. dereceden Alman Grand Orient locasına bağlı bir masondur. Ateist olmasıyla tanınan Marx, Yahudi kökenli olmasından her zaman rahatsızlık duymuş ve Yahudiler Olmadan Bir Dünya adındaki kitabında Musevilere ve Allah inancına olan öfkesini açıkça ifade etmiştir.8
Marx'ın görüşlerini kendilerine temel almış olan ve yine Darwin'e ve evrim teorisine hayranlıkları ile bilinen, milyonlarca insanın katledilmesine sebep olmuş olan Lenin ve Stalin de aynı şekilde masondur. Lenin, Grand Orient locasına, Stalin ise, Gül Haç locasına bağlı birer masondurlar.9 Stalin, 60 milyon insanın hayatına malolduğu tahmin edilen yönetimi boyunca, evrim propagandasına büyük önem vermiştir. Otobiyografisinde şu sözler yer almaktadır:
Okullardaki öğrencilerimizin zihnini yaratılış fikrinden temizlemek için onlara üç şeyi özellikle öğretmeliyiz: Dünyanın yaşını, jeolojik orijinini ve Darwin'in öğretilerini.10
Komünist Devriminin Lenin ile birlikte diğer kurucularından biri olan Leon Trotsky ise "Darwin'in buluşu tüm organik madde alanında diyalektiğin (diyalektik materyalizmin) en büyük zaferi oldu" yorumunu yapmış olan bir diğer Darwinist'tir.11 Leon Trotsky de, aynı şekilde Grand Orient locasına bağlı bir masondur. Trotsky, Rusya'dan sürülüp Güney Amerika'ya yerleşmesinin ardından Latin ve Güney Amerika bölgelerinde Grand Orient localarının birleştirilmesi görevinde bulunmuştur. Bugüne kadar, Küba da dahil olmak üzere Güney Amerika'daki komünist ayaklanmaların tümü, bu localar tarafından organize edilmiştir.12
Dünyayı dinsizliğe, dejenerasyona, savaşlara, nefret ve amaçsızlığa sürükleyen eli kanlı liderlerin tamamı masondur.
Benzer şekilde, Çin komünizminin kurucusu Mao Tse Tung da "Çin sosyalizminin temelini, Darwin'e ve evrim teorisine dayandırdığını" açıkça belirtmiş olan kanlı bir komünist liderdir. Ve Mao Tse Tung da, Grand Orient locasına bağlı bir masondur.13 Mao Tse Tung'un Darwin'e dayandırdığı Çin sosyalizmi, tarihin en baskıcı ve en kanlı rejimlerinden biridir. O dönemde Çin, sayısız politik idama sahne olmuştur. İlerleyen yıllarda ise Mao'nun "Kızıl Muhafızlar" adını verdiği genç militanlar, ülkeyi tam bir terör ortamına sürüklemişlerdir. Çin, halen aynı kirli komünist sistemin etkisi altında, aynı kanlı diktatörlüğü sürdürmektedir. Son dönemlerde Çin'de Uygur Türklerine yönelik yapılan tarihin en büyük soykırımı ve ardından gelen korkunç idamlar, Mao'nun kendi ifadesiyle Darwin'in evrim teorisine dayanan, aynı sapkın ve kirli masonik sistemin etkisinin devam ettiğini açıkça göstermektedir.
Bu kişilerin tamamı Darwinist ve masondur. Bu kişiler, Kuran, Tevrat ve İncil'e karşı olan, Allah'a başkaldıran deccal komitesidir.
Dünyayı dinsizliğe, dejenerasyona, nefret ve amaçsızlığa, savaşlara sürükleyen Darwin; onun fikir babası olan dedesi Erasmus Darwin, milyonlarca kişinin ölümüne sebep olan ve Darwinizm'i destekleyen komünist ideolojinin kanlı liderleri, yüksek dereceden birer masondurlar. Bugün, hiçbir bilimsel delili olmamasına karşın evrim teorisi, bütün dünyada kanunlarla korunmakta ve desteklenmektedir. Gençler, bu sapkın teoriyi öğrenmek, öğretmenler de savunmak zorunda bırakılmaktadır. Evrim teorisine karşı gelenler, derhal görevlerinden alınmakta, susturulmaktadır. Çünkü, dünyayı kana bulayan, toplumlara dinsizliği aşılamaya çalışan bu sapkın ideoloji, deccalin, yani masonluğun en önemli kalesidir. Kanlı komünist ve faşist liderlerin bu teoriye kararlılıkla bağlı oldukları ve Darwin'in öğretilerini uygulayarak milyonlarca kişinin kanını döktükleri dikkate alındığında, bu deccal komitesinin dünya çapındaki etkisi anlaşılabilmektedir.
Masonluğun Temel Felsefesi Darwinizm
Darwinizm masonluğun temel felsefesidir. Çünkü Darwinizm, masonların dünyada kurmaya çalıştıkları deccali sistemin çürük alt yapısını oluşturmaktadır. İnsanları Allah inancından uzaklaştırmayı amaçlamakta, yeryüzündeki zulüm sisteminin sapkın ve sahte fikri dayanağını oluşturmaktadır. İşte bu sebeple mason örgütlenmesi, evrim teorisi'nin topluma kabul ettirilmesi konusunda en çok uğraşan örgüttür. Mason Dergisi, masonların evrim ideolojisine neden bağlı olduklarını şu şekilde belirtmektedir:
Darwin'in evrim kuramı doğada oluşan pek çok olayın Tanrı işi olmadığını gösterdi."14 (Allah'ı tenzih ederiz)
Masonlar, işte bu büyük yalanı ayakta tutabilmek ve kitlelere yayabilmek için evrim teorisini bilimsel bir teoriymiş gibi sunmaya çalışırlar. Oysa masonların ön plana çıkardıkları evrim teorisi, tek bir bilimsel delille bile desteklenmemiş, yaratılışı ispatlayan 250 milyon fosil ve diğer bilimsel bulgular karşısında tümüyle çöküşe uğramış tarihin en büyük sahtekarlığı, bilim adına ortaya çıkmış en büyük aldatmacasıdır.
Bir başka "mason dergisi" olan Mimar Sinan dergisinde ise masonluğun Darwinizm'e bakış açısı şu şekilde izah edilmiştir:
Bugün artık en uygar ülkelerden, en geri kalmışlarına değin tek geçerli bilimsel kuram Darwin'in ve onun yolunu izleyenlerinkidir.15
Masonlar, Darwinizm'i bilimsel bir kuram gibi göstermeye ve bunun en doğru yol olduğu telkinini vermeye çalışırlar. Çünkü Darwinizm, masonik odakların önünü açan sapkın düşünce sistemini yaymak için kullanılmaktadır. Dolayısıyla masonlar, bu teorinin propagandasının yapılmasını da başlıca görevleri arasında kabul etmektedirler. Mason Dergisi, söz konusu "masonik görev"i şöyle ifade etmiştir:
Hepimize düşen en büyük insancıl ve masonik görev; pozitif bilimden ... ayrılmamak, bunun evrimde en iyi ve tek yol olduğunu benimseyerek bu inancımızı insanlar arasında yaymak, halkı pozitif bilimlerle (Darwinizmle) yetiştirmektir.16
Yüksek derece mason olan Selami Işındağ ise Masonluktan Esinlenmeler adlı kitabında, masonluğun batıl evrim inancı doğrultusunda insana bakış açısını şu şekilde ifade etmektedir:
İnsan, evrim bakımından, hayvandan ayrı değildir. İnsanın oluşması ve evrimi için, hayvanların tabi oldukları güçlerden ayrı, özel güçler yoktur.17
Deccal sistemi olan Masonluk; insanı tesadüfen oluşmuş bir hayvan gibi gören Darwinizm yoluyla, tüm hedeflerine rahatça ulaşabileceği sahte bir dayanak edinmiştir. Darwinizm, deccalin tüm sapkın fikir sistemini oturtabileceği sapkın bir ideoloji olarak masonlar tarafından ortaya atılmış, masonlar tarafından desteklenmiş, bilim gibi gösterilmiş ve masonlar tarafından korunmuştur. Halen, söz konusu deccal sistemi bu sapkın ideolojiyi baskı, dayatma, zorbalık ve sahtekarlık yoluyla korumaya devam etmektedir.
Bunu daha iyi anlayabilmek için, deccal sistemi masonluğun, Darwin döneminde bu sapkın ideolojiyi nasıl destekleyip ön plana çıkardığını incelemek yerinde olacaktır.
Darwinizm'in masonluğun en büyük oyunlarından biri olduğu gerçeğini gözler önüne seren önemli bir örnek, bir mason toplantısında alınmış olan karardır. Paris'teki 33. Derece Mizraim Masonluk Yüce Konseyi'ne bağlı konsey üyeleri, toplantılarında evrimin bir bilim olarak desteklenmesi gerektiği kararını alırken, aslında bir yandan kendileri teoriyle alay etmektedirler:
İşte bu [evrim teorisinin bilimsel olduğu] bakış açısını kullanarak, bizler hiç durmaksızın, basınımız yoluyla bu teorilere körü körüne güvenilmesini sağlayacağız. Entelektüeller... bilgileriyle kendilerini övecekler ve herhangi mantıksal bir doğrulamaya gerek duymaksızın bilimden alabildikleri tüm bilgiyi faaliyete geçirecekler, temsilciliklerimizdeki uzmanlar onların zihinlerini bizim istediğimiz yönde eğitebilmemiz için tüm parçaları kurnazca bir araya getirdiler. Bir an için bunların boş sözler olduğunu düşünmeyin: Darwinizm için ayarladığımız başarılar üzerinde dikkatlice düşünün...18
Amerika'daki masonluk da, Mizraim'in bu kararını çok geçmeden benimsemiştir. New Age dergisi Mart 1922 yılında masonluğun hakimiyetinin sözde evrim ve insanın kendi gelişimi sayesinde kurulacağını belirtmiştir.
Dikkat edilirse, evrim teorisinin şu anki sahte bilimsel görünümü, 33 derece mason localarında tespit edilip kararlaştırılmış olan bir oyundur. Masonlar, kendilerinin bile komik bulduğu bu aldatmacaya bilim süsü verebilmek için, kendi istedikleri şekilde davranan bilim adamlarını, kendilerinin yönlendirdiği basını kullanacaklarını açıkça belirtmektedirler. Masonlar, Darwinizm adına gerçekleştirdikleri başarılardan bahsederken, aslında bir aldatmacanın üniversitelere, okullara, okul kitaplarına, tüm yayın organlarına bir gerçekmiş gibi girmesini, anti-Darwinist söylemlerde bulunanların susturulmasını, anti-Darwinist faaliyetlerin baskı yoluyla durdurulmasını kastetmektedirler. Masonların Darwinizm için gerçekleştirdikleri bu sahte "başarılar", günümüzde öyle bir raddeye getirilmiştir ki, İngiliz kilisesi Darwin'den özür dilemeye, Papa, kendi evinde Darwinizm yanlısı konferanslar vermeye zorlanmıştır. İşte dünyaya hakim olan deccal sistemi masonluğun, bir locada kararlaştırıp uyguladığı bu sapkın sistem, böylesine etkili olmaktadır.
Masonluğun Darwinizm ile bağlantısının bir başka önemli delilini ise Darwin döneminde Darwin'in en büyük destekçisi olan ve Darwin'in bulldog'u olarak anılan Thomas Huxley'in faaliyetlerinden anlamak mümkündür. Huxley, İngiltere'nin en önemli bilim kurumlarından biri olan Royal Society'nin (Kıraliyet Akademisi)?bir üyesiydi ve bu kurumun tüm diğer üyeleri gibi kıdemli bir masondu.19 Royal Society ya da uzun adıyla The Royal Society of London for The Improvement of Natural Knowledge (Doğasal Bilginin Geliştirilmesi İçin Londra Kraliyet Akademisi) 1662 yılında kuruldu. Kurumun bütün üyeleri istisnasız masonlardan oluşuyordu.20
Hiçbir kişisel başarısı olmamasına rağmen, oldukça genç yaşta Royal Society'e üye yapılan Thomas Huxley'i bu masonik örgüt açısından önemli kılan şey, Darwin'in yakını ve en büyük destekçisi olmasıydı.
Royal Society'nin diğer üyeleri de, hem kitabını yayınlamadan önce hem de yayınladıktan sonra Darwin'e büyük destek ve katkılarda bulundular. Bu masonik kurum, Darwin'i ve Darwinizm'i o denli sahiplendi ki, bir süre sonra, aynı Nobel ödülleri gibi, her yıl başarılı bulduğu bilim adamlarına "Darwin madalyası" hediye etmeye başladı.
Kısacası kendisi de bir mason olan Darwin tek başına değildi. Teorisini ortaya attığı andan itibaren "örgütlü" bir şekilde desteklendi. Bu örgütlü destek, çekirdeğini masonların oluşturduğu sosyal sınıf ve gruplardan geliyordu. Marksist düşünür Anton Pannekoek, Marxism And Darwinism (Marksizm ve Darwinizm) adlı kitabında, bu önemli gerçekten söz eder ve burjuvazinin, yani Avrupalı zengin kapitalist sınıfın Darwinizm'i destekleyişini şöyle anlatır:
Masonlar tarafından ortaya atılan evrim teorisinin bugünkü destekçisi de masonlardır.
Marksizm'in önemini ve pozisyonunu, sadece proleter sınıf mücadelesindeki rolüne borçlu olduğu herkesçe bilinir... Darwinizm'in de Marksizm'le aynı tecrübeleri yaşadığını görmek zor değildir. Darwinizm, bilim dünyası tarafından objektif bir yaklaşımla tartışılarak ve test edilerek kabul edilmiş soyut bir teori değildir. Hayır, Darwinizm ilk adımı atar atmaz, hevesli destekçileri ve tutkulu düşmanları olmuştur. Darwin'in ismi, teorisinden az bir şey anlayan insanlar tarafından yüceltilmiştir... Darwinizm de, sınıf mücadelesinde bir rol oynamıştır ve bu rol sayesinde hızla yayılmış, tutkulu taraftarlar ve çetin düşmanlar kazanmıştır.21
Bu iddia, masonların evrim teorisine neden önem verdiklerini açıkça göstermektedir. Onların amacı, insanın ve tüm canlılığın tesadüfen meydana geldiği fikrini zihinlere yerleştirmek, böylece insanlara bu sapkın materyalist felsefeyi tutarlı gibi gösterebilmektir. Allah'ı inkar etmenin (Allah'ı tenzih ederiz) ve tesadüfleri sahte ilah şeklinde insanlara empoze etmenin tek yöntemi ise onlara göre evrim teorisidir. İşte bu nedenle masonluk, her ne surette olursa olsun evrim teorisini destekler, savunur, toplumlara yaymaya çalışır ve sahtekarlıkla veya zorbalıkla bile olsa mutaka koruması altında tutar. Dünyada bu aldatmacanın ısrarla ve büyük bir fanatiklikle korunmasının ve dünyaya hakim bir Darwinist diktatörlük kurulmuş olmasının sebebi işte budur.


