3 Şubat 2010 Çarşamba

Darwinizm'in Kabul Görmesinin Nedeni İdeolojiktir




Darwin'in, Türlerin Kökeni isimli kitabını yayınladığı ve evrim teorisini ortaya attığı dönemde bilim son derece geriydi. Örneğin, bugün son derece kompleks bir sisteme sahip olduğu bilinen hücre, o dönemde kullanılan ilkel mikroskoplarda sadece bir leke olarak görülüyordu. Dolayısıyla Darwin, canlılığın cansız maddelerden tesadüfler sonucunda oluştuğunu iddia etmekte bir sakınca görmemişti.

Aynı şekilde o dönemde fosil kayıtları son derece yetersiz olduğu için geçmişte canlıların küçük değişimlerle birbirlerinden türediğini iddia edebilmişti. Oysa bugün kesin olarak anlaşılmıştır ki fosil kayıtları, -biraz önce de belirttiğimiz gibi- Darwin'in canlıların birbirlerinden türeyerek meydana geldikleri iddiasını destekleyecek tek bir delil dahi sunmamaktadır. Yakın bir zamana kadar evrimciler, karşılarına çıkan bu çıkmazı "ileride bir gün bulunur" temennileriyle geçiştirmeye çalıştılar. Ancak günümüzde, artık bu açıklamanın da ardına sığınamaz duruma geldiler. (Detaylı bilgi için bakınız. Evrim Aldatmacası bölümü)

Ne var ki, Darwinistler'in evrim teorisine bağlılıklarında bir değişiklik olmadı. Darwinizm taraftarları, Darwinizm'e olan sadakatlerini 150 yıldır birbirlerine miras gibi aktararak günümüze kadar geldiler.


Charles Darwin
Peki Darwinizm'in, bilimsel olarak geçersizliği açıkça ortada olmasına rağmen, ortaya atıldığı günden bu yana birtakım çevrelerce benimsenmesinin ve yoğun olarak propagandasının yapılmasının nedeni nedir?

Darwin'in teorisinin en belirgin özelliği, bir Yaratıcı'nın varlığını inkar etmesidir. Evrim teorisine göre, canlılık cansız maddelerden, tesadüfler sonucunda, kendi kendine oluşmuştur. Darwinizm'in bu iddiası, başta materyalist felsefe olmak üzere tüm ateist felsefelere sahte bir bilimsel destek sağlamaktadır. Çünkü 19. yüzyıla kadar bilim adamlarının büyük bir çoğunluğu, bilimi Allah'ın yarattıklarını öğrenmenin ve keşfetmenin bir yöntemi olarak görüyordu. Bu gerçeğe olan inancın yaygın olması nedeniyle, materyalist ve ateist felsefeler gelişmek için kendilerine uygun bir ortam bulamıyorlardı. Ancak evrim teorisinin, Yaratıcı'nın varlığını inkar ederek, ateist ve materyalist inanca göstermelik bilimsel bir destek oluşturması, onlar için bulunmaz bir fırsat oldu. Bu nedenle, Darwinizm'i hemen benimsediler ve her biri bu teoriyi kendi ideolojisine uyguladı.

Darwinizm'in Allah'ın varlığını inkar etmesinin yanında, 19. yüzyılın materyalist ideolojilerine destek çıkan bir iddiası daha vardı: "Canlıların gelişimi doğadaki yaşam mücadelesine bağlıdır. Bu mücadeleyi güçlü olanlar kazanır. Zayıflar ise ezilerek yok olmaya mahkumdurlar."

Darwinizm'in dünyaya acılar ve belalar getiren ideolojilerle işbirliği işte bu noktada açıkça karşımıza çıkmaktadır.